26 Ekim, 2026, Pazartesi

ATSO’da kazanan Berkay Bahar, tartışılan Ali Yılmaz

20 Ekim 2026, Salı 19:20
ATSO’da kazanan Berkay Bahar, tartışılan Ali Yılmaz

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçim sürecini başından bu yana yakından takip ediyorum. Adayların çalışmalarını, iş dünyasındaki karşılıklarını ve yarışın seyrini değerlendirirken Berkay Bahar’ın rakiplerine göre bir adım önde olduğunu düşünüyordum. Bu görüşümü seçim sonuçları açıklanmadan önce kendisiyle de birçok kez paylaştım.

Komite seçimlerinin ardından ortaya çıkan tablo, benim açımdan sürpriz olmadı. Berkay Bahar’ın kazanacağını tahmin ediyordum. Üstelik bunun çok büyük bir oy farkıyla gerçekleşmeyebileceğini de öngörüyordum. Ancak sonuç, genel değerlendirmemin doğru yönde olduğunu gösterdi. Benim için burada önemli olan yalnızca kimin kazandığı değil, seçim sürecindeki gelişmeleri önceden okuyabilmekti.

ATSO gibi yaklaşık 70 bin üyeye sahip, Antalya ekonomisinin önemli kurumlarından birinde seçim kazanmak elbette kolay değil. Farklı sektörlerin, ticari ilişkilerin ve beklentilerin kesiştiği bu yarışta sandıktan çıkan sonuç, iş dünyasındaki güç dengeleri açısından da önemli mesajlar taşıyor. Berkay Bahar’ın liderliğindeki Mavi Liste’nin 49 meslek komitesinin 26’sını kazanması, bu açıdan dikkat çekici bir sonuç oldu.

Ancak seçimlerin ardından yaşanan bir başka gelişme de üzerinde durulmayı hak ediyor.

ATSO’nun adı üzerinden yapılan tartışma.

Seçimlerde Mustafa Ergün ile yarışan Ali Yılmaz’ın, sonuçların ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ATSO’nun adını “Kürtso” olarak değiştirdiklerini belirten ifadeler kullanması tartışma yarattı. Yılmaz, tepkilerin ardından yaptığı açıklamada sözlerinin herhangi bir etnik kimliği veya topluluğu hedef almadığını, seçim sürecindeki kırgınlıklara ve stratejik hamlelere yönelik olduğunu savundu. Ayrıca Berkay Bahar ve yönetimini tebrik ederek Antalya için birlikte çalışma mesajı verdi. Ali Yılmaz’ın bu değerlendirmesini içime sindiremedim, sizlerin düşüncelerini bilemem.  

Bana göre bu tartışmanın en önemli tarafı, seçim rekabetinin hangi noktada durması gerektiğidir.

Seçimlerde kaybetmek de kazanmak kadar doğal bir sonuçtur. Her adayın kendi stratejisi, destek aldığı çevreler ve seçim sürecine ilişkin değerlendirmeleri olabilir. Sonuçtan duyulan rahatsızlık veya yaşanan kırgınlıklar da insani açıdan anlaşılabilir. Ancak bu duyguların ifade edilme biçimi önemlidir. Özellikle etnik kimlikleri çağrıştıran ifadeler, kişisel bir sitemin ötesine geçerek toplumsal hassasiyetleri gündeme taşıyabilir.

Ali Yılmaz’ın açıklamasında böyle bir niyet taşımadığını belirtmesini de dikkate almak gerekir. Bununla birlikte, kullanılan sözlerin kamuoyunda nasıl karşılık bulduğu da göz ardı edilemez. Ticaret ve sanayi odaları, farklı kökenlerden, kültürlerden ve düşüncelerden insanların ortak ekonomik hedefler doğrultusunda buluştuğu kurumlardır. Bu nedenle ATSO gibi bir yapıda esas olan, kimlikler üzerinden ayrışmak değil, ortak ticari çıkarlar etrafında birleşebilmektir.

Antalya’nın ekonomik gücü de zaten farklı alanlarda faaliyet gösteren, farklı şehirlerden ve bölgelerden gelerek bu kente yatırım yapan, istihdam sağlayan ve üretime katkıda bulunan insanların ortak emeğinden doğuyor. Bu çeşitliliği bir ayrışma konusu haline getirmek yerine, kentin zenginliği olarak değerlendirmek gerekiyor.

Kazanmak kadar seçim sonrasındaki tutum da önemli.

Berkay Bahar’ın seçim sürecinin ardından rakiplerini kıracak paylaşımlardan kaçınılması gerektiğini söylemesi ve yarışın bir hizmet yarışı olduğunu vurgulaması da bu açıdan önemli.

Çünkü seçimler bittiğinde geriye yalnızca kazanan ve kaybeden adaylar kalmıyor. Aynı zamanda birlikte ticaret yapmaya, aynı sektörlerde faaliyet göstermeye ve Antalya ekonomisine katkı sunmaya devam edecek insanlar kalıyor. Bu nedenle seçim sonrasında kurulacak dil, en az seçim sürecindeki rekabet kadar değer taşıyor.

Berkay Bahar’ın önündeki en önemli sorumluluklardan biri, seçimde elde ettiği başarıyı kapsayıcı bir yönetim anlayışına dönüştürmek olacaktır. Kendisine oy verenlerin yanı sıra farklı adayları destekleyen üyelerin de temsil edildiğini hissettiği bir ATSO, kuruma duyulan güveni güçlendirebilir.

Asıl değerlendirme hizmet döneminde yapılacak.

ATSO seçimlerinde Berkay Bahar’ı bir adım önde görüyordum ve komite seçimlerinin sonucu bu öngörümü doğruladı. Ancak benim için seçim sonuçları bir değerlendirme sürecinin sonu değil, yeni bir dönemin başlangıcıdır.

Şimdi önemli olan, Antalya iş dünyasının beklentilerinin ne ölçüde karşılanacağıdır. Üyelerin sorunlarına çözüm bulunması, sektörlerin gelişmesine katkı sağlanması, ticari iş birliklerinin artırılması ve ATSO’nun kent ekonomisindeki etkisinin güçlendirilmesi gerekiyor.

Ali Yılmaz’ın açıklamasıyla başlayan tartışmanın da seçim rekabetinin geride bırakılması ve ortak hedeflere odaklanılması gerektiğini hatırlatan bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eleştiri yapılabilir, seçim stratejileri tartışılabilir ve adaylar sonuçlara ilişkin görüşlerini dile getirebilir. Ancak bütün bunların ortak yaşamı ve iş dünyasındaki dayanışmayı zedelemeyecek bir dille yapılması önemlidir.

Benim seçim öncesindeki öngörüm gerçekleşti. Şimdi asıl mesele, sandıktan çıkan sonucun Antalya iş dünyası için nasıl bir başarıya dönüşeceği. Çünkü ATSO’da gerçek başarı, yalnızca seçimi kazanmakla değil, farklılıkları bir arada tutarak kent ekonomisine değer katmakla ölçülecek.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum