Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği (YÖRSİAD) tarafından düzenlenen “2026 Antalya Ekonomisi” toplantısında konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, Antalya ve Türkiye ekonomisinde tarım sektörünün mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tarımın yalnızca üretim aşamasından ibaret olmadığını vurgulayan Çandır, sektörün Türkiye ekonomisindeki görünür payının yüzde 5-6 seviyesinde olmasına rağmen çok daha geniş bir ekonomik alanı etkilediğini ifade etti. Tarımın sanayi, gıda, ilaç, tekstil ve kozmetik gibi birçok sektörle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Çandır, tarımın stratejik sektör olarak görülmesi halinde buna uygun politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
ÜRETİCİNİN EN BÜYÜK SORUNU FİNANSMAN
Üreticinin karşı karşıya olduğu sorunların başında finansman maliyetlerinin geldiğini belirten Çandır, özellikle vade farklarının üretim maliyetlerini artırdığına dikkat çekti. Ziraat Bankası’nın tarımsal işletme kredilerindeki limitlerin son üç yılda yaşanan enflasyona rağmen yeterince artırılmadığını ifade eden Çandır, bunun üreticinin finansman yükünü artırdığını dile getirdi. Çandır, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından üreticinin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirterek, maliyetlerin kontrol altına alınmasının üretimin devamlılığı açısından önem taşıdığını kaydetti.
“TARIMSAL GİRDİ PLATFORMU” ÖNERİSİ
Tarım sektöründeki girdi maliyetlerine de değinen Çandır, üreticilerin gübre, tohum, ilaç ve benzeri girdilere daha uygun koşullarda ulaşabilmesi için çalışma yürüttüklerini açıkladı. Çandır, tarımsal girdi platformu oluşturulması yönündeki öneriyle üreticinin aracısız şekilde ve daha uygun maliyetlerle girdi temin edebilmesini sağlayacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını söyledi.
İŞ GÜCÜ MALİYETLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Tarım sektöründe iş gücü maliyetlerinin de önemli bir sorun olduğunu belirten Çandır, özellikle hasat dönemlerinde toplama maliyetlerinin bazı ürünlerin fiyatı içerisinde ciddi bir ağırlığa sahip olduğunu ifade etti. Tarım sektörüne özel bir sosyal güvenlik sistemi geliştirilmesi gerektiğini savunan Çandır, kırsalda yaşayan gençlerin sosyal güvence nedeniyle şehirlerde sigortalı iş aramasının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyledi.
.jpg/y%C3%B6rsiad%2023%20eyl%C3%BCl%20b%C3%BClten%20(4)__800x533.jpg)
HAL SİSTEMİNDE DİJİTALLEŞME VURGUSU
Çandır, tarım sektörünün önemli sorunlarından biri olarak hal sistemindeki veri altyapısına da dikkat çekti. Farklı kurum ve sistemlerde bulunan verilerin birbiriyle uyumlu çalışmadığını belirten Çandır, dijitalleşmeyle birlikte bu sistemlerin tek bir veri altyapısında buluşturulması gerektiğini ifade etti. Tarım sektöründe sağlıklı veri altyapısının oluşturulmasının hem üreticinin hem de sektörün geleceği açısından önemli olduğunu belirten Çandır, dijital dönüşümün bu alanda daha etkin kullanılması gerektiğini kaydetti.
YÖRESEL ÜRÜNLER EKONOMİYE KAZANDIRILIYOR
ATB olarak YÖREX ve coğrafi işaret çalışmalarıyla yöresel ürünlerin yeniden üretilmesi ve ticarileştirilmesine katkı sunduklarını belirten Çandır, bu çalışmaların istihdam açısından da önem taşıdığını söyledi. Yöresel ürünlerin ekonomik değerinin artırılmasında kadın kooperatifleri ve kadın girişimcilerin de önemli rol üstlendiğini ifade eden Çandır, yöresel ürünlerin yalnızca ticari bir değer olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Çandır, yöresel ürünlerin gastronomi ve kırsal turizmle birlikte değerlendirilerek Antalya turizminin 12 aya yayılması hedefinde de kullanılabileceğini dile getirdi.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.