© Yeni Antalya Haber

Yörük sorunları acil çözüm bekliyor

Yörük Sanayici ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Mustafa Alper Oral, 16 Nisan Dünya Yörükler Günü nedeniyle bir açıklama yayınladı.

Başkan Oral açıklamasında şu görüşlere yer verdi:Yörükler; Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan köklü geçmişleriyle, üretim kültürleriyle ve doğayla kurdukları dengeli yaşam anlayışıyla bu toprakların en önemli değerlerinden biridir. Toroslar başta olmak üzere Antalya ve bölgemizde Yörükler; tarımın, hayvancılığın ve kırsal ekonominin temel taşıdır. Aynı zamanda doğa ve ormanların korunmasında yüzyıllardır sürdürülen bilinçli bir yaşam pratiğinin temsilcileridir. 

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözü, Yörüklerin bu topraklar için taşıdığı anlamı en güçlü şekilde ifade etmektedir: “Toroslar’da bir Yörük çadırında duman tütüyorsa, bu milleti hiçbir güç yıkamaz.” Ancak tüm bu önemine rağmen Yörükler günümüzde çok yönlü ve derinleşen sorunlarla karşı karşıyadır. Yörüklerin önemli bir kısmı hâlen sosyal güvenlik sisteminin dışında, sigortasız bir yaşam sürmek zorunda kalmaktadır. Bu durum özellikle hastalık, yaşlılık ve iş kazaları gibi durumlarda ciddi mağduriyetlere yol açmaktadır. Gelirlerin düzensiz ve mevsimsel olması nedeniyle Bağ-Kur primleri sürdürülebilir şekilde ödenememekte, bu da sosyal güvenceye erişimi daha da zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Yörüklerin yaşam gerçeklerine uygun, esnek ve devlet destekli bir sosyal güvenlik modelinin hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Göçer ve yarı göçer yaşam biçimi, çocukların eğitim hayatında sürekliliğin sağlanmasını zorlaştırmakta; okullaşma oranlarını olumsuz etkilemektedir. Bu durumun önüne geçebilmek için taşımalı eğitim sistemlerinin güçlendirilmesi, yatılı bölge okullarının yaygınlaştırılması ve mobil eğitim modellerinin devreye alınması gerekmektedir. Yayla ve kırsal alanlarda enerjiye erişimde yaşanan zorluklar, Yörüklerin günlük yaşamını ve üretim faaliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Elektrik altyapısının yetersiz olduğu bölgelerde, özellikle güneş enerjisi gibi taşınabilir ve sürdürülebilir çözümlerin desteklenmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Yörüklerin en temel yaşam alanı olan mera ve yaylalar, son yıllarda artan imar faaliyetleri, turizm yatırımları ve madencilik çalışmaları nedeniyle daralmakta; bu durum göçer yaşamı ve hayvancılığı ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu alanların korunması ve Yörüklerin kullanım önceliğinin hukuki güvence altına alınması gerekmektedir.

Hayvancılık faaliyetleri, artan yem, bakım ve nakliye maliyetleri nedeniyle her geçen gün daha zor hale gelmekte, küçük üretici üretimden çekilme riski ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu noktada üreticilere yönelik desteklerin artırılması, maliyetleri azaltıcı politikaların uygulanması önem arz etmektedir.

Kırsal ve dağlık bölgelerde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan zorluklar da önemli bir sorundur. Bu sorunun çözümü için mobil sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve düzenli saha hizmetlerinin oluşturulması gerekmektedir. Kentleşme ile birlikte genç kuşakların Yörük kültüründen uzaklaşması, bu kadim mirasın geleceği açısından ciddi bir risk oluşturmaktadır. Kültürel değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için eğitim, tanıtım ve kültürel faaliyetlerin artırılması gerekmektedir.

Yörüklerin karar alma mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesi, yaşanan sorunların çözümünü zorlaştıran bir diğer önemli husustur. Bu nedenle Yörüklerin yerel ve ulusal düzeyde daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca Yörüklerin ürettiği doğal ve kaliteli ürünler, çoğu zaman gerçek değerini bulamamakta; aracı mekanizmalar nedeniyle üretici hak ettiği geliri elde edememektedir. Bu durumun aşılması için kooperatifleşme, doğrudan satış ve markalaşma süreçlerinin desteklenmesi gerekmektedir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Yörük kültürünün yalnızca geçmişin bir mirası değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğin anahtarı olduğu açıkça görülmektedir. Yörüklerin üretimdeki rolünü güçlendirmek, yaşam koşullarını iyileştirmek ve kültürel değerlerini korumak, Antalya’nın ve ülkemizin geleceğine yapılan en önemli yatırımlardan biridir. Bu vesileyle 16 Nisan Dünya Yörükler Günü’nü kutluyor, Yörük kültürünün yaşatılması ve güçlendirilmesi için çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyorum.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER