Ali Çandır: Makamlar ve görevler geçicidir, kurumlar kalıcıdır
GÜNDEMAntalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, 2022-2026 döneminin son Meclis toplantısında yaptığı konuşmada, 1 Ekim ve sonrasında gerçekleştirilecek organ seçimlerine dikkat çekti. Çandır, Borsa seçimlerinin kurumsal kültür ve demokratik gelenek içerisinde gerçekleşmesi temennisinde bulunurken, “Makamlar ve görevler geçicidir, kurumlarımızın itibarı, kültürü ve bıraktığımız eserler kalıcıdır” mesajını verdi.
Çandır, Borsa yönetiminde kişisel meselelerin değil, kurumun ve ortak aklın öncelikli tutulduğunu belirterek, başarıyı da hiçbir zaman tek bir kişinin başarısı olarak görmediklerini ifade etti.1 Ekim ve sonrasında yapılacak organ seçimlerine değinen Çandır, seçimlerin Antalya Ticaret Borsası’nın kurumsal kültürüne ve demokratik geleneğine yakışır şekilde gerçekleşeceğine inandığını söyledi. Çandır, seçimlerin Borsa, üyeler, sektör, Antalya ve ülke için hayırlı olmasını diledi.
“ÜYEMİZİN MESELESİNE KAYITSIZ KALMADIK”
2022 yılında başlayan çalışma döneminin sonuna gelinirken dört yıllık faaliyetleri de değerlendiren Çandır, bu dönemin üretim maliyetlerinin arttığı, finansmana erişimin zorlaştığı, iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedildiği ve ihracat pazarlarında belirsizliklerin yaşandığı bir süreç olduğunu söyledi. Çandır, tüm bu zorluklara rağmen sorunları yalnızca dile getiren değil, çözüm arayan bir anlayışla hareket ettiklerini belirterek, çalışmaların merkezine üyeyi, üreticiyi ve ortak aklı koyduklarını ifade etti.
626 MESLEK KOMİTESİ KARARI
Dört yıllık dönemde meslek komitelerinde 626 karar aldıklarını açıklayan Çandır, önemli olanın karar sayısından çok bu kararların üyelerin sorunlarına ne ölçüde çözüm ürettiği olduğunu söyledi. Finansmandan enerji maliyetlerine, ihracattan iş gücüne, sosyal güvenlikten mevzuata, üretimden pazarlamaya kadar üyelerin taleplerini TOBB, bakanlıklar ve ilgili kurumlara taşıdıklarını belirten Çandır, sorunların yanında çözüm önerilerini de sunduklarını ve takipçisi olduklarını kaydetti.
16 SEKTÖREL ANALİZ TOPLANTISI, 9 ÇALIŞTAY
ATB'nin dört yıllık döneminde farklı sektörlerin sorunlarını doğrudan sektör temsilcileriyle ele aldıklarını belirten Çandır, 16 sektörel analiz toplantısı gerçekleştirildiğini söyledi. Üretici, tüccar ve ihracatçıların yanı sıra kamu kurumları, üniversiteler ve araştırma kuruluşlarının bir araya getirildiğini belirten Çandır, rekolte, maliyet, pazarlama, ihracat, mevzuat ve iklim koşulları gibi başlıkların değerlendirildiğini aktardı. Çandır ayrıca farklı başlıklarda 9 ulusal ve uluslararası çalıştay gerçekleştirildiğini açıkladı.
TARIMDA YÜZDE 13,3'LÜK BÜYÜME
Ekonomik verilere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çandır, Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü, tarım sektörünün ise aynı dönemde yüzde 13,3 büyüme kaydettiğini belirtti. Tarım sektöründeki yüksek büyümenin geçen yılki düşük üretimin ardından bu yıl rekoltede yaşanan artışın oluşturduğu baz etkisini de içerdiğine dikkat çeken Çandır, bu nedenle söz konusu büyümenin tek başına sürdürülebilir büyüme göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Çandır, tarımda hedefin bir yıl yüksek, diğer yıl düşük büyüme değil; üreticinin kazandığı, üretimin arttığı ve sektörün geleceğine güvenle baktığı istikrarlı bir büyüme olması gerektiğini ifade etti.
“ÜRETİCİYİ ÜRETİMDE TUTAMAZSAK GIDA ARZ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAYAMAYIZ”
2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı da değerlendiren Çandır, yüksek katma değerli üretim, Ar-Ge, teknoloji kullanımı, yöresel ürünlerin ekonomik değerinin artırılması, verimlilik ve rekabetçiliğin geliştirilmesi gibi başlıkların öne çıktığını belirtti. Tarımın üretim maliyetleri, finansmana erişim, istihdam ve gıda arz güvenliği gibi yapısal sorunlarına dikkat çeken Çandır, tarım politikalarının yalnızca fiyatlar üzerinden değil, üretimin devamlılığı ve üreticinin sürdürülebilirliği üzerinden ele alınması gerektiğini söyledi. Çandır, “Üreticiyi üretimde tutamazsak ne fiyat istikrarını ne de gıda arz güvenliğini sağlayabiliriz” dedi.
“SUYU YÖNETMEDEN ANTALYA’NIN GELECEĞİNİ YÖNETEMEYİZ”
Çandır'ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de su oldu. 2026 yılı çalışma temasını “SU” olarak belirlediklerini hatırlatan Çandır, suyun Antalya açısından yalnızca tarımın değil; turizm, sanayi, kent yaşamı ve gelecek nesillerin ortak meselesi olduğunu vurguladı. “Suyu yönetmeden Antalya’nın geleceğini yönetemeyiz” diyen Çandır, Antalya Su Diyaloğu toplantılarında tarım, turizm, sanayi ve kentsel su yönetiminin birlikte ele alındığını belirtti. Çandır, gerçekleştirilen Antalya Su Zirvesi ile çalışmaların çıktısını somut bir yol haritasına dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi.
“203 RAPOR, ARAŞTIRMA, ENDEKS VE YAYIN ÇALIŞMASI”
Çandır, dört yıllık dönemde yalnızca toplantılar yapan değil, bilgi üreten bir Borsa olmaya önem verdiklerini de söyledi. Bu dönemde faaliyet envanterlerinde 203 rapor, araştırma, endeks ve yayın çalışmasının yer aldığını açıklayan Çandır, Antalya Yaş Meyve Sebze Endeksi ve Antalya Domates Endeksi'nin düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılmaya devam ettiğini belirtti.
11 ÜLKEDE YENİ PAZAR
Üretimin yanı sıra ihracat ve yeni pazarların önemine de değinen Çandır, yaş meyve sebze ve kesme çiçek sektörlerindeki UR-GE projelerinin sürdürüldüğünü söyledi. Dört yılda 11 ülkede üyeleri yeni pazarlarla buluşturduklarını belirten Çandır, farklı coğrafyalardaki fuarlara katıldıklarını ve firmaların doğrudan alıcılarla görüşmesini sağladıklarını aktardı. Konuşmasının sonunda ATB'nin bundan sonraki dönemde de üyeyi ve üreticiyi merkeze alan; tarım, su, çevre, teknoloji, ihracat, katma değerli üretim ve kırsal kalkınmaya odaklanan anlayışla yoluna devam edeceğini belirten Çandır, “Günü yönetmekle yetinmeyecek, geleceği hazırlayacaktır. Sorunları seyretmeyecek, çözümün parçası olacaktır” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir